2012 hedeflerim üzerine birkaç not
Hedeflerimi sıralayacağımı zannediyorsanız, çok fena yanılıyorsunuz.
2012’ye dair hiçbir hedefim yok. Hatta konu ile ilgili -biraz küfürlü olacak ama idare edin- sevgili Emre Aydoğdu’nun da dediği gibi; “2010 yarrak gibiydi, 2011 de o ekolde devam etti. 2012’den bi beklentim yok. O da yarrak gibi geçebilir. “Ümit” en nefret ettiğim his artık.” Kaynak şurası.
2012’ye dair tek hedefim ki, bu da bir hedef sayılırsa artık, gelecek günlerden bir şey beklememek ve durumu olduğu gibi kabullenmek. Buna teslimiyetçilik de diyor kimileri. Üşengeçlik ve hatta korkaklık da olabilir hatta. Öyleyse de öyle, nabalım arkadaşım. Daha önce ümitlendik de ne oldu? Bir türlü varamadık şu bizim güneşli pazartesilere…
Özetle bana bu aralar “her şey çok güzel olacak” demeyin. Olmuyor işte. Çok afedersiniz ama görünen o ki, ben bu kafa ile devam edersem bi sik olacağı da yok, net. Zira, itiraf etmem gerekiyor ki, bu pesimist tavrım sürdükçe çekim yasasına göre olduğum yerde saymaya devam edeceğim.
