Sokakta yaşayan bir amcanın öğle vakti çay keyfi. Yeni demlemiş, “gelin beraber olsun” dedi. (Taken with Instagram at Kozyatağı)
Sokakta yaşayan bir amcanın öğle vakti çay keyfi. Yeni demlemiş, “gelin beraber olsun” dedi. (Taken with Instagram at Kozyatağı)
-
via @dreamsact (Halid S. Şimşek)
Yazının tamamı için buraya, Twitter profiline ulaşmak için buna tıklayın.
Marshall, “Yüksek Sesin Lordu” Davulcu Jim’in kendi imzası ile süper tasarımlı bir kulaküstü kulaklık çıkarmış 2011’de. Ben yeni gördüm. Bir #Sennheiser kullanıcısı olmama rağmen verdiği sesi sevdim. Tasarımda #Marshall’ın anfilerinden hatırlayabileceğiniz retro ve sert çizgilerden ilham alınmış elbette.
Ancak… İş ses kalitesi açısından daha detaylı bir incelemeye gelecek olursa, o noktada deneyimlerini paylaşan arkadaşa, Mert Erdir’e kulak verelim.
Mert’in http://bit.ly/KdmEyU linkindeki yazısını kulaklıği almadan önce genel müzik zevkinizi de düşünerek mutlaka okuyun. Zira yazıdaki yorumlara göre rock müzikteki performansın aynısını diğer müzik türlerinde pek gösteremiyor.
Ortalıkta dolanan tipi güzel içi kötü retro kulaklıklara bakacak olursak fiyat performansı tabii ki daha iyi. Mayıs 2012 itibari ile piyasada 162-168TL civarında. Fotoğraftaki majör modeli. Minör yani kulakiçi modelinde mikrofon da var. Telefonunuzla kullanabiliyor, müziği kablodaki kontrol düğmesinden yönetip, gelen çağrıları cevaplayabiliyorsunuz. (Taken with Instagram at DNR)
Eve donus yolunda olmak negzel negzel… (Taken with Instagram at Boğaziçi Köprüsü)
Apartman guzel, Cihangir degil (: (Taken with Instagram @ Cihangir)
Bugün Twitter’da bir kayıp ilanı gördüm. Pınar Bilgin 5 Mayıs’ta Kadıköy’deki evlerinden çıkan ve henüz haber alamadıkları babasının fotoğrafı ile bir kayıp ilanı tweetlemiş ve haber Twitter üzerinden duyurulmuş. Ben babasının bulunduğunu RT’lerden haber aldım.
İlandan hem önceki hem de sonrasında attığı tweetleri okudum. Kaybolan babası Alzheimer hastasıymış. Alzheimer hastalığı hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz lütfen buraya tıklayın, çünkü yazının devamında hastalık hakkında bilgi vermeyecek, doğrudan hasta yakınlarının dikkat etmesi gerekenler üzerine yazacağım.
Hasta ve hasta yakınları için zorlu süreç
Uzun yıllar Alzheimer hasta yakını olarak yaşadım. Biz, hastamız için herhangi bir bakım evi yerine onun düzenini bozmayacak şekilde evde bakım yöntemini tercih ettik. Belli bir aşamadan sonra ise ailemizin uzun yıllar bir ferdi olarak yaşayacak bir yardımcı edindik.
Bu sürecin hastanın kendisi ile birlikte hasta yakınları için ne kadar zorlu bir insanlık sınavı olduğunu çok yakından tecrübe ettim. Bu çok önemli. Öyle ki, pek çok Alzheimer tedavi daha doğrusu bakım evinde, hasta dışında hasta yakınları için de Alzheimerlı hasta bakım eğitimleri ve bunlara ek terapiler veriliyor. Çünkü hastalık hem fiziksel hem de ruhsal anlamda hasta yakınlarını çok yıpratıyor. Bu süreçte hasta pek çok kez hastalığın kendisinden değil, hastalığın en önemli semptomu olan hafıza kaybı nedeniyle günlük hayatının tehlikeye girmesine neden olabiliyor. Tabii bir de ileri evre var. O bambaşka bir dünya.
Size aşağıda daha acil ve hayati olabilecek bazı konular ile ilgili madde madde bilgi vereceğim ancak hastalık ve süreçleri hakkında daha detaylı bilgi almak, bakım aşamaları, hasta yakını terapileri vb. konuları incelemek isterseniz, UZMANTV’deki şu başlıklarda yer alan videolara göz atabilirsiniz: “Alzheimer Hastalığını Tanıyın”, “Alzheimer Belirtileri”, “Alzheimer ile Yaşamak”, “Alzheimer Tedavisi”. Bunun dışında Alzheimer Derneği de doğrudan iletişim kurmak adına iyi bir başvuru merkezi.
Bir Alzheimerlı yakınıysanız:
* Taslak. Sondan birkaç önce
Allah belamı versin, çok sevdim ve nasıl sevindim. Bir gün -hangi gün sahi- daha önce hiç gitmişliğim de olmadığından üç beş parça eşya ile sadece kendini alıp gitmelerini sevdim.
Gelmelerini de sevdim; pek gelmediğinden hakkını vere vere sevebildim denemez ama vallahi de billahi de çok aşık olmuştum. Şartlar oraya getirmişti beni.
Sevmem gerekiyordu. Başka şansım yoktu. Üzerinde tepindiğim dünyada başka hiçbir erkek kalmamıştı ve benim ölesiye aşık olmaya ihtiyacım vardı. Üstelik noktalama işaretlerinden sonra bir boşluk veriyordu.
Bir gün çok mu güzel gülümsedi de baktım yüzüne, bilmiyorum. Bir anda parmak ucuna mı değdi kolum?
Açılın, o parmak uçları benim! Çabuk çekin dudaklarınızı onu ağzından. Ve hadi gidip ağlayın başka adamların kollarında. Size sözüm olsun, saçlarınızı okşamalarını sağlayacağım.
En çok anladığını zannetmek güzeldi. Bi adamı seviyorsun ve tam o sırada, tesadüf bu ya, onu anladığını zannediyorsun. Ne muhteşem! Evet, evet, tam da düşündüğün gibi demek istedi, değil mi? Ne saflık! ve yüzük parmağını tutması ne güzel.
“Gün geçmiyor ki gün geçmesin” günlerinde onu düşünmek, anlamak ve başka kadınlar için kazandığı tüm sevaplarını affetmek de güzel geldi zamanla. Bi’ kere, aşık olmak çok güzeldi lan.
Bugün çıkıp bir adamı sevip gelmesi ne zor bir bilseniz…
Tek sorun istediği kadar kötü bir adam olamamasıydı. Üstelik ne acı ki, işleyebileceği tüm günahlar da, daha önce çok defa keşfedilmiş, haneye artı point olarak yazılmıştı. ve o, ne yaparsa yapsın, aslında amel defterinde sürprize yer yoktu.
Oysaki tam bir günahkar gibi dizilmişti dişleri. Ne şansızlık!
Mikail’e küfrede küfrede yürüdüğü soğuk sokaklarda olması bile onun suçu değildi. Kim, o soğukta kendini ısıtacak kadar gözyaşı yokken, gidip bile isteye üzer kendini? Kötü insanlar yapamaz bunu, eminim! Hele ki saçlarının arasına serpilmiş o beyazlarla, asla!
Tekrar. Tek suçu bol bol Mikail’e sövdüğü bir coğrafyaya yerleşmesi miydi? Hayır, bu değildi affedilemez olan.
Açılın! Hasta kendini affedemiyor, nabzı hızla azalıyor doktor.
Bir gece yarısı çalmıştı telefon. Takati yoktu ama yine de telefona mı sarılmıştı, son bir özür için tüm sevdiği kadınlardan, bilmiyorum. Geceydi ve o, tam da geceye yakışır bir sarhoştu. Sabah oldu sonra. “Evet” dedi. “Seni de…”
En çok o gün üzülmüştüm doktor. En çok o gün…
- Seyit Ali Aral (Penguen, Sayı: 502, 3 May 2012)
Bir cuma gecesi… w/ @helixset @ogzcn (Taken with Instagram at The North Shield)
Sehrin ortasinda sanki bir #Alacati… (Taken with Instagram at Sita Balık Evi)
Sütü bozuklara karşı helal süt emmişlerin takımı #Redhack’in “Psikolojik Hack” adlı yeni albümü tüm müzik marketlerde
Haber kaynağı: Teknogaste.com
“Revolt via business” (Taken with Instagram at Ortaklar Caddesi)
Affet beni… (Taken with Instagram at Nilnes Fotoğraf)
-
Olamaz mı? Olabilir. Yapabilirim bunu. Kaldırabilirim. Artık her şey olağan. Yola sen diye çıkıp başka bir kapı açmak normal. Sana diye çıkıp başkasına dönmek normal.
Halbuki bugün çıkıp bir adamı sevip gelmesi ne zor, bir bilsen, o zaman gitmezdin.
Karaköy yaya alt geçidi… #karakoy #altgecit (Taken with Instagram at karakoy)